- E-Ticaret
- Dijital Pazarlama
E-Ticarette Hedefli Reklam: Doğru Veriyle Doğru Müşteriye Ulaşma
E-ticarette hedefli reklam için birinci taraf veri toplama, UTM takibi, site içi arama analizi ve davranışsal analitikle reklam verimini artırmanın yolları.
Reklam Harcamanızın Yarısı Boşa mı Gidiyor?
John Wanamaker'ın meşhur sözü var: "Reklam harcamamın yarısı boşa gidiyor, ama hangi yarısı bilmiyorum." Bu söz 100 yıldan fazla önce söylendi. Dijital çağda hala geçerli olması trajikomik.
Türkiye'deki e-ticaret işletmelerinin büyük çoğunluğu reklamı "herkese" gösteriyor. Neden? Çünkü platformları onlara kimin gerçekten satın aldığını söylemiyor. Google Ads ve Meta Ads size tıklama, gösterim ve tıklama başı maliyet verir. Ama tıklayan kişinin sitenizde ne yaptığını, hangi ürünleri incelediğini, nerede vazgeçtiğini ancak kendi platformunuz söyleyebilir.
Hedefli reklam e-ticaret için kritik bir konu ve bu yazıda reklam bütçenizi gerçekten verimli kullanmanın yollarını anlatacağız. Başlangıç noktası pazarlama ajansı değil, kendi sitenizden topladığınız veri.
Çerez Çağı Kapanıyor, Birinci Taraf Veri Çağı Açılıyor
Google Chrome üçüncü taraf çerezleri kısıtlamaya başladı. Safari ve Firefox zaten yıllar önce engelledi. Bu değişiklik e-ticaret reklamcılığını derinden etkiliyor.
Neden bu kadar önemli? Çünkü retargeting kampanyalarının büyük bölümü üçüncü taraf çerezlerine dayanıyordu. Bir kullanıcı sitenizi ziyaret ediyor, çerez bırakıyor, sonra Instagram'da reklamınızı görüyordu. Bu zincir artık kırılıyor.
Çözüm birinci taraf veri. Yani müşterinin doğrudan sizin sitenizde bıraktığı izler. Hangi sayfaları gezdi, hangi ürünleri inceledi, ne aradı, nereden geldi, sepetine ne ekledi. Bu veri tamamen size ait ve hiçbir çerez politikasından etkilenmiyor. Ama bu veriyi toplayabilmeniz için platformunuzun buna uygun olması gerekiyor.
UTM Takibi: "Instagram'dan İyi Geliyor Galiba" Dönemi Bitmeli
UTM parametreleri reklam kampanyalarınızın hangi kanaldan, hangi kampanyadan ve hangi içerikten trafik getirdiğini izlemenizi sağlıyor. Bu bilgi Google Analytics'te de var. Fark şurada: UTM verilerinin doğrudan sipariş verinizle eşleşmesi.
"Bu ay Instagram'dan 200 tıklama aldık" bilgisi tek başına işe yaramaz. "Instagram'daki kampanya #3'ten gelen 47 tıklamanın 12'si satın almaya dönüştü, ortalama sepet tutarı 850 TL" bilgisi ise reklam bütçenizi nereye yönlendireceğinizi söyler.
Yerleşik UTM takibi olan bir platformda her siparişin hangi kampanyadan geldiğini görebilirsiniz. Harici bir analitik aracıyla bu eşleştirmeyi yapmak mümkün ama zahmetli. Veri iki farklı yerde duruyor, format uyuşmuyor, rapor çekmek saatler alıyor.
Site İçi Arama: Müşterileriniz Size Ne İstediğini Söylüyor
Sitenizde arama yapan ziyaretçilerin dönüşüm oranı, arama yapmayanlara göre genellikle 2-3 kat daha yüksek. Çünkü arama yapan kişi zaten ne istediğini biliyor. Satın alma niyeti en yüksek segment bu.
Peki bu insanlar ne arıyor? Sitenizde "yün kazak" araması ayda 200 kez yapılıyorsa ama kataloğunuzda sadece 3 yün kazak varsa, iki şey öğreniyorsunuz: talep var ve arz yetersiz.
Bu bilgiyi reklam stratejinize çevirin. "Yün kazak" terimini Google Ads kampanyanıza ekleyin. Zaten satın alma niyeti olan bir kitleye ulaşırsınız ve tıklama başı maliyetiniz genel hedeflemeye göre düşer.
Yerleşik arama analitikleri, en çok aranan terimleri, sonuç bulunamayan aramaları ve arama sonrası dönüşüm oranlarını gösterir. Bu veri hem ürün kataloğu kararlarınıza hem de reklam hedeflemenize doğrudan girdi sağlar.
Davranışsal Analitikle Yeniden Pazarlama Listeleri Oluşturun
Ürün görüntüleme verileri, yeniden pazarlama (retargeting) için en değerli hammaddedir. Ama sadece "şu sayfayı gördü" bilgisi yetmez. Davranışın derinliğini bilmeniz gerekir.
200 kez görüntülenip 0 kez sepete eklenen bir ürün için fiyat veya sunum sorgulanmalı. Sepete eklenip satın alınmayan ürünler için hatırlatma kampanyası mantıklı. Her ikisi de farklı reklam stratejisi gerektiriyor.
Bir müşterimizin analitik verilerine baktığımızda ilginç bir tablo çıktı: belirli bir ürün kategorisinde görüntüleme/sepet oranı %45'ti (çok iyi) ama sepet/satın alma oranı %3'tü (çok düşük). Sorun ürün sayfasında değil, ödeme akışındaydı. Kargo ücreti ancak son adımda görünüyordu ve müşteriler orada terk ediyordu. Kargo bilgisini ürün sayfasına ekledikten sonra oran %18'e çıktı.
Bu tür bir analiz, standart analitik araçlarıyla yapılamaz. Ürün görüntüleme, sepet ekleme ve satın alma verisinin aynı platformda, aynı veritabanında olması gerekir.
Coğrafi Veri: Reklam Bütçesini Bölgesel Dağıtın
Trafiğinizin %40'ı İstanbul'dan geliyorsa ama satışlarınızın %60'ı Anadolu'dan geliyorsa, İstanbul'a yönlendirdiğiniz reklam bütçesi verimsiz demektir. Coğrafi veriler bu tür dengesizlikleri ortaya çıkarır.
Yerleşik coğrafi analitik, şehir bazında ziyaretçi sayısı ve dönüşüm oranı gösterir. Bu veriyle Google Ads'te bölgesel bütçe ayarlaması yapabilirsiniz. Dönüşümün yüksek olduğu şehirlere daha fazla bütçe, düşük olduğu yerlere daha az.
Platform Düzeyinde Ne Gerekiyor?
Birinci taraf veri toplamak ve reklam stratejisini buna göre şekillendirmek için platformunuzun belirli yeteneklere sahip olması gerekir. Bunları sıralayalım: sayfa ve ürün görüntüleme takibi, UTM parametresi saklama ve sipariş eşleştirme, kullanıcı yolculuğu kaydı (giriş sayfası, gezdiği sayfalar, çıkış noktası), site içi arama analitikleri, coğrafi ve cihaz dağılımı verisi.
Hazır e-ticaret platformlarında bunların çoğu ya yoktur ya da harici araç gerektirir. Google Analytics tek başına bu resmin sadece bir kısmını gösterir. Asıl fark, analitik verisiyle sipariş verisinin aynı çatı altında olmasında.
Reklam bütçenizi artırmak çoğu zaman cevap değil. Mevcut bütçeyle doğru kişilere ulaşmak, daha az harcamayla daha fazla satış demek.
Analitik altyapınızın reklam stratejinize ne kadar katkı sağladığını görmek ister misiniz? Demo panelimizi inceleyin. E-ticarette satış artırmanın 7 yolu yazımız platform tarafını, e-ticaret analitik özellikleri yazımız da veri katmanını ele alıyor.